SOSYAL PSİKOLOJİ I

Posted: Ekim 29, 2012 in Uncategorized

1. ÜNİTE DERS NOTLARI

• Sosyal Psikoloji’nin alanına en çok Psikoloji ve Sosyoloji girmektedir.
• Sosyal Psikoloji insan etkileşimlerini, bu etkileşimlerin psikolojik temellerini sistematik olarak inceleyen bilim dalıdır. İnsanların diğer insanlar hakkında ne düşündüklerini, nasıl hissettiklerini ve onları nasıl etkilediğini araştıran bilim dalıdır. Sosyal ve kültürel ortamdaki bireylerin davranışlarını ve sosyal ilişkileri inceler.
• Gordon w. Allport’un yaptığı psikoloji tanımı; Sosyal Psikoloji’nin temel olarak sosyal etki çalışması olduğu fikrine dayanır.
• Sosyal Psikoloji “sosyal etki”, “iş birliği ve çatışma”, “sosyal algı” ve “sosyal davranış” lar ile ilgilenir.
• Sosyal Psikoloji bireyin gruba veya grupların bireye etkisi ile ilgilenir.
• Wolder Psikoloji: Wilheim Wundt tarafında geliştirilmiştir. Almanya’da oraya çıkmıştır. Grubun aynı değer ve inançları paylaştığını söyler. Kendi zamanının sosyal ve politik ilgilerini yansıtan bir bakış açısıdır.
• Kitle Psikolojisi: Temsilcisi Gustave Le Bon’dur. Zamanının sosyal ve politik kimliğini yansıtır. Kitleye giren bireyler yalnızken olduklarından daha farklı düşünür ve hareket ederler. Kitle ve grup davranışı bireysel davranıştan farklıdır. Temel görüşü bireysel zihin değil, grup zihnidir.
• Gustave Le Bon tarafında geliştirilen kavram Grup Zihni’dir.
• Sosyal Hızlandırma: Diğer insanların varlığının bireysel performansı arttırdığı süreçtir.
• Trieplet tarafından gerçekleştirilen ilk deney olarak kabul edilen deney Sosyal Hızlandırma’ya yönelik yapılmıştır.
• Davranışçı Sosyal Bilimci olan Allport “Grup Zihni” kavramını reddetmiştir. Grup davranışını anlamak için birey psikolojisini bilmek yeterlidir. Allport’un yaklaşımı indirgemeci ve bireyseldir. Grup bireylerin toplamından daha daha fazla bir şey değildir.
• İnsanların kendi yetenek ve fikirleri hakkında bilgi sahibi olmak için kendilerini diğerleriyle karşılaştırma süreci Sosyal Karşılaştırma’dır.
• Davranışla tutarsız olan tutumların yarattığı psikolojik sıkıntı ve bunun tutumları değiştirmek yönünde yaratığı baskı Bireysel Çelişki’dir.
• ABD’de Sosyal Psikoloji’yi derinden etkileyen K. Lewin, Asch ve Muzaffer Şerif Gestalt Psikoloji’den etkilenmişlerdir.
• Sosyal Bilişsel Yaklaşım 1970’lerin ortalarına doğru çıkmıştır. İnsan zihnini bilgisayar gibi bilgi işleme düzeneği olarak görür. Temel varsayımı sosyal dünyanın çok karmaşık olması ve insan zihninin bu karmaşıklığın üstesinden gelememesidir. Bu yüzden sosyal dünyayı ait bilgisi işlerken kestirme yollar kullanıldığını, bunun da hatalı sonuçlara yol açtığını savunur.
• Bilgi işlemek, zihinsel süreçler Sosyal Biliş yaklaşımının alanına girer.
• Atıf Kuramı: İnsanların sosyal etkileşimde neden ve sonuç ilişkilerini nasıl çıkarsadıklarını açıklamak üzere geliştirilmiştir.
• Nüfus yoğunluğu ve suç oranının arasındaki ilişkinin açıklanmaya çalışıldığı bir araştırmada Korelasyon Yöntemi kullanılır. İki değişken arasındaki ilişki Korelasyon Yöntemi’nin konusudur.
• Doğal Gözlem söz konu davranışı sistematik biçimde gözlemeyi ve kodlamayı içermektedir. Tüm doğal mekanlarda doğal gözlem yapılabilir. Doğal Gözlemde incelenen sosyal davranışa hiçbir müdahalede bulunulmaz. Bu yöntemle sık sık gerçek hayata uygulanabilen denencelerin geliştirilmesini sağlar.
• Doğal Gözlemin Sınırlılıkları: Bu yöntemde çoğu kez sayısal veriler elde edilemez. Genel araştırma sonuçları çıkarılamaz. Sayısal veri elde edilemediğinden standartlaşma sorunu yaratabilir. Gözlemci etkisi araştırma sonucunu olumsuz etkileyebilir.
• Survey Yöntemi ile bir davranışın ya da tutumun bir toplumda ya da belli bir grupta görülme derecesi araştırılır.
• Örn. Lise Gençliğinde uyuşturucu kullanma yaygınlığı nedir, uyuşturucu maddeye yönelik tutumlar nelerdir gibi sorular Survey yöntemiyle araştırılır.
• Survey Yöntemi ile çok sayıda kişiden çok miktarda bilgi toplanabilir. Örnekleme tekniğiyle yapıldığından toplana bilgiden genelleme yapılabilir. Zaman ve maddi kaynakların kullanımı açısından daha tasarrufludur. Veri toplama tekniği anket ve görüşmedir.
• Survey Yöntemi’nin sınırlılıkları: Çok miktarda bilgi toplanır ancak bu bilgi yüzeyseldir. Büyük örneklem ile çalışıldığında çok zaman ve maddi kaynağa ihtiyaç doğar. Araştırma evreni çok geniş ise örneklem oluşturma bir sorun yaratabilir. Survey’de katılımcıların çok çeşitli etmenlerin etkisinde kalarak verdikleri yanıtlara bağlı kalma zorunlulukları vardır.
• Arşiv Araştırması: Geçmişteki bir olguyu araştırmak için kullanılabileceği gibi bir olguya ilişkin tarihsel eğilimi ortaya çıkarmak içinde kullanılır.
• Her türlü yazılı ve görsel materyal, Örn. Halk hikayeleri, gazeteler, romanlar, anılar, tv programları ve video bantlar Arşiv Araştırmasının malzemeleridir.
• Deneysel Yöntemde bağımlı ve bağımsız değişkenler kullanılır. Bağımlı deney değişimlenmez, bağımsız değişken değişimlenir.
• Örn. Şiddet içerikli bir program seyretmenin çocukların daha sonraki davranışları üzerinde etkisinin araştırıldığı bir deneyde bağımsız değişken “tv programındaki şiddet düzeyidir.”
• Laboratuar deneylerinin güçlü yanları: Değişkenler arasında nedensel ilişki kurmak en fazla bu deneyde mümkündür. Kontrolün en üst düzeyde olduğu yöntemdir. Sonuçların kesinliği yüksektir. Deneme-sınama en fazla bu deneylerde mümkündür.
• Laboratuar deneylerinin sınırlılıkları: Yapay ortamda elde edildiğinden burada elde edilen sonuçları gerçek yaşama genellemek zordur. Gerçek yaşamdaki tüm deneyimler laboratuarda araştırmaya uygun değildir. Örn. Korku, nefret ve saldırganlık gibi duygular. Denek olarak insan kullanıldığından sonuçlar insanın ön yargılarından, kişilik özelliklerinden etkilenmektedir. Deneklerin tepkisel davranışlarını engellemek için deneyin amacının saklanması ve deneklerin kandırılması etik sorunu doğurur.
• Sosyal etki, propaganda gibi konular “alan deneyi” ile çalışılır.
• Davranışçı Sosyal Psikolojinin en önemli temsilcisi F. Allport’tur.
• Modern sosyal psikolojide tarihsel başlangıç niteliğinde ilk ders kitabı 1908 yılında yayınlanmıştır.
• Sosyal Psikoloji’de ilk ders kitabını McDougall yazmıştır.
• Manipule edilen değişkenin etkisinin incelendiği değişken bağımlı değişkendir.

2. ÜNİTE DERS NOTLARI

• Bir kişiyle kurulan iletişim süresince algılanan özelliklerin değerlendirilerek o kişi hakkında bir fikir oluşturma sürecine izlenim denir.
• İzlenime dayalı olarak yaptığımız kişilik çıkarımları, uzun zaman geçse bile değişmez. İzlenime dayalı algılarımızı başkalarından sağladığımız bilgilere göre oluşturmaktayız. İzlenim oluşturma sosyal algının ilk basamağıdır. İnsanları tek tek değil belli grupların üyeleri olarak görmekteyiz.
• Bir insanı algılamayı önemli, zor ve öteki canlılardan farklı kılan neden; insanların heyecanları, duyguları, ve kişisel özellikleri gibi içsel durumların çetrefilli ve gözlenemez olduğudur.
• İzlenim oluştururken kullanılan bilgi kaynakları: Roller, Fiziksel İpuçları, Ayırıcı Özellikler, Bağlamın Etkisi.
• Rol Şemalarının özellikleri: Rol şemalarının sağladığı bilgiler fazladır, açıktır, önemlidir, yarattığı çağrışımlar bakımından zengindir ve dikkat çekicidir.
• Örn. Bir insanın milletvekili ya da kabadayı olduğunu bilmek onunla ilgili pek çok bilgi verecek çağrışım sağlayacaktır. Bu izlenimi oluştururken rol şemalarını kullanırız.
• Bebek yüzlü ya da yüzündeki ifade saf olan insanların daha dürüst olduğunu daha güçsüz olduğunu düşünürüz. Bu gibi izlenimlerde fiziksel ipuçlarını kullanırız.
• Kişide ilk bakışta göze çarpan özelliğe ayırıcı özellik denir.
• Bir durumu ayırıcı ve çarpıcı kılan yani ayırıcı özellikleri parlaklık, boyut (çok büyük ya da çok küçük olması), genelden farklı olması, hareket, gürültülü olması ve yeni olmasıdır.
• Ayırıcı özelliğin etkileri: Ayırıcı özellikler daha çok dikkat çeker, ayırıcı özelliğe sahip insanlar, bulunulan toplumsal bağlam üzerinde daha etkili bireyler olarak algılanırlar. Bireydeki ayırıcı özellik bir sosyal grubun özelliğiyse grubun öteki bütün özellikleri kişiye atfedilir.
• Örn. Bir insanın tikinin olması onda dikkat edilecek ilk özelliğidir. Yani ayırıcı özelliğidir.
• Davranışlardan kişilik özellikleri çıkarsama: bir insanı kişilik özellikleriyle tanımlama, onu davranışlarıyla tanımlamaktan daha ekonomik ve kolaydır. Kişilik özellikleri gelecekteki davranışları kestirmede kullanılabilir. Kişilik özellikleri o kişiyle olan ilişkilerin hangi düzeyde tutulacağının önemli bir belirleyicisidir. Kişilik özelliklerini çıkarsamanın entelektüel düzey ve toplumsal nitelikler şeklinde iki boyutu öne çıkar.
Örn: Karşılaştığımız bir kişinin görünüş, davranış hatta mimik ve jestleri gibi görünün özelliklerimden onun nasıl bir insan olduğunu bulmaya çalışırız. Ya da evinin balkonundan kedilere ekmek veren birini gördüğümüzde ona merhamet, yardımsever gibi özellikler atfederiz.
• Gruplama (Sınıflara Ayırma): Gruplama işlemi çok hızlı ve otomatiktir. Grup temelli değerlendirmeler daha yalın ve etkilidir. İnsanları genelde görünüşteki doğal benzerliklere göre algılarız. Biz başkalarındaki ayırıcı özelliğe tepki verirken; çoğu kez onu bir grup veya sınıfın parçası olarak algılarız.
• Zıtlık Etkisi: İlk edinilen izlenime bağlı olarak, sonrasındaki izlenimin daha olumlu ya da daha olumsuz olması durumudur.
• Benzeştirme Etkisi: Çok çekici iki kişi birlikte görüldüğünde; daha az çekici olanın, olduğundan daha çekici olarak algılanması durumudur.
• Toplumsal algının en temel boyutu değerlendirmedir.
• İyilik-kötülük, sevimlilik-sevimsizlik, temizlik- pislik gibi nitelemeler birer değerlendirmedir.
• Ayrı ayrı çıkarsamaları, genel bir izlenim bütünlüğüne dönüştüren mekanizmalar: Değerlendirme, Olumsuzluk Etkisi, Olumluluk Yanlısı, Duygusal Bilgi, Anlam Yükleme, Tutarlılık Yükleme ve Şemalar.
• Olumsuzluk Etkisinin Özellikleri: Olumsuzlar daha dikkat çeker, Olumsuz özelliklere dayalı değerlendirmelere, olumlulardan daha çok güvenilmektedir. Bütünü belirleyicidir. Bir tek olumsuz özellik bütün olumlu özelliklerin üzerine çıkarak kişi hakkında olumsuz izlenime yol açar. Örn. Biri insanın adı çıkacağına canı çıksın deyimi.
• Olumluluk Yanlılığı: Tek tek insanları grup ya da nesnelerden daha olumlu değerlendirme eğilimi.
• Olumluluk Yanlılığı: Biz insanları olumlu değerlendirme eğilimindeyiz. Genellikle insanları olumlu düşünmemizin nedeni, onların çoğu davranışının olumlu olmasıdır. Olumluluk Yanlılığı ve Olumsuzluk Etkisi birlikte işler. Olumsuz bir durumla karşılaştığımızda olumsuzluk etkisi devreye girer.
• Anlam Yükleme: Bir kişi hakkında edinilen her yeni bilgiye yüklenen anlam; o kişi hakkında önceden bilinen bilgilere bağlı olarak değişmektedir. Örn: İyi olumlu özelliklere sahip olarak tanıdığımız birisi ile çevrede kabadayı olarak bilinen birisinin iyi birer judocu olduklarını öğrendiğimizi varsayalım. Birinci kişi için judo biliyor olmak olumlu değerlendirilirken, ikincisinin judo bilmesi onu tehlikeli kılacağından olumsuz görülecektir.
• Halo Etkisi: İyi olarak değerlendirilenler olumlu bir çerçeveye yerleştirilir ve ona hep olumlu özellikler yüklenir. Tersine başlangıçta olumsuz bulunan birisine de olumsuz özellikler yakıştırılır.
• Şema: Başkalarına ait bilgileri genellikle, onların ait olduğu sınıflara ilişkin kalıp yargı ve ön yargıları kullanarak işleriz.
• Şemaların İşlevleri: Karmaşık bilgileri işlemeyi kolaylaştırır. Bilgi işleme hızını arttırır. Ayrıntıları anımsamada yardımcı olur. Bilgilerimizdeki boşlukları doldurur. Yeni bilgiler yorumlayıp değerlendirmede yardımcı olur.
• Yükleme Kuramı: Olayların ya da davranışların nedenlerine ilişkin izlenim oluşturmaktır. Neden sorusunu nasıl yanıtladıklarını bulmaya çalışan kuramdır.
• Yükleme Kuramı: Frithz Heider tarafından geliştirilmiştir. Kurama göre davranışın nedenleri ya çevresel ya da kişisel faktörlere yüklenebilir. Heider’e göre insanlarda iki güçlü güdü vardır. Bunlar dünyayla ilgili tutarlı ve geçerli bir anlayışa sahip olma, diğeri çevreyi denetim altına alma güdüsüdür. Bu güdüler çevrede olup bitenleri kestirebilme ve denetim altında tutabilme ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
• Örn. “Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü” deyişini davranışa eden olan kuramlardan Yükleme Kuramı ile açıklarız.
• Uygun Çıkarsamalar Kuramı: İnsanların gösterdiği bir davranışın o anki koşullar nedeniyle mi, yoksa kişilik özelliklerinden mi kaynaklandığını açıklayan kuramdır.
• Uygun Çıkarsamalar Kuramı: Bu kurama göre davranışın nedenini anlamak için gerçekleştiği bağlama bakmak gerekir. Bu bağlamda kullanılan ölçütlerden birisi beğenirlik derecesidir. Kişinin yaptığı davranışı özgür iradesiyle mi yoksa durumsal baskılar nedeniyle mi yaptığını bilmek önemlidir. Davranışın kişinin toplumsal rolünün bir parçası olup olmadığını bilmek, davranışın nedenini anlamakta önemlidir.
• Örn. “İyi dost zor günde belli olur” deyişinde uygun çıkarsamalar kuramı mevcuttur.
• Birlikte Değişim Kuralı: Bir şeyin, bir davranışın nedeni olabilmesi için; davranış olurken olması, o davranış olmadığında da olmaması gerekir.
• Davranışa göre Birlikte Değişim Kuramına göre nedensellik yüklemelerinde, bulunurken, tutarlılık bilgisi, belirginlik bilgisi ve yaygınlık bilgisinden yararlanılır.
• Belirginlik Bilgisi: bir durum karşısında gösterilen tepkinin o duruma mı özgü olduğuna yoksa, benzer bütün durumlarda da gösteriliyor olup olmadığına bakılır.
• Yükleme Sürecindeki Yanlılıklar : Temel yükleme hatası, oyuncu- gözlem yanlılığı, yanlış yanlılık bilgisi, kendine hizmet eden yükleme yanlılığı.
• Temel Yükleme Hatası: Bir insanın yaptığı bir davranışı içinde bulunduğu koşullarla değil de onun genel eğilimleri ve tutumlarıyla açıklama eğilimidir.
• Yanlış Yanlılık Bilgisi : Kendi davranış ve fikirlerimizin yaygınlığını abartma eğilimi sürecidir. Örn. “Kişiyi nasıl bilirsin, kendim gibi” deyimi yükleme sürecindeki yanlılıklardan Yanlış Yanlılık Bilgisine örnektir.
• Kendine Hizmet Eden Yükleme Yanlılığı: Başarılardan pay çıkarıp, başarısızlıklardaki sorumluluğu başkalarına yükleme eğilimidir. Örn. Öğrenciler sınavda iyi not aldıklarında bu kendi başarılarıdır. Ama kötü not aldıklarında ya sorular çok zordur ya da öğretmen zayıf vermiştir.
• Bir kişi hakkında ilk izlenimler, o kişiyle arkadaşlık kurulup kurulamayacağını kestirmede daha etkilidir.
• Kişinin baskı altında olmayıp, özgür iradesiyle yaptığı davranış kendisi hakkında daha fazla bilgi vericidir.
• Bir kişiyle ilgili birden fazla izlenimlerin birleştirilmesinde geçerli olan ilke Ortalama almadır.
• Olumluluk Yanlılığı: Tek tek insanları, grup ya da nesnelerden daha olumlu değerlendirme eğilimidir.
• Oyuncu-gözlemci Etkisi: Yüklemenin kişinin kendi hatalı davranışını değil de başkasının hatalı davranışını açıklamada kullanmasına denir.
3.ÜNİTE
Sosyal biliş,toplumsal dünyaya ilişkin bilgileri yorumlama analiz etme biçimimizdir.

SOSYAL SINIFLAMA
insanları ortak özelliklerine göre gruplara ayırma işidir.araştırmalar sınıflandırmaların belirli bir prototipe göre yapıldığını gösteriyor.sosyal sınıflamalar ilk olarak fiziksel özelliklere göre yapılır.zihnimizde birçok sınıflandırma hazır olarak bulunur ve bunları oluştururken zaman harcamayız.

SOSYAL BİLİŞ VE ŞEMALARI KULLANIMI

Şemalar belli bir düzene sahiplerdir, soyut ve somut özellikler taşırlar.

Şemaların Avantajları
Şemalar bilgiyi kullanmamıza yardımcı olurlar.
Şemalar anımsamamıza yardımcı olurlar.
Şemalar bilgi işlemeyi hızlandırırlar.
Şemalar otomatik yargıda bulunmaya yardım ederler.
Şemalar bilgileki boşlukları doldururlar.
Şemalar yorumlamaya yardımcı olurlar.
Şemalar beklentiler oluşturur. Şemalar duyuşlar içerir.

Kalıpyargılar
Kalıpyargı birçok ayırt edici özelliğe dayanan şema türüdür.kalıpyargılar,birisi hakkında karar verirken güvenilir bilgilerden çok dayandığımız yorumlardır. Kalıpyargıları Harekete Geçiren Faktörler Kahpyargıları harekete geçiren en önemli faktör tartışmasız dış görünüştür.Çünkü hepimiz kişilerden içinde bulunduğu sosyal grubun özelliklerini dış görünüşlerine yansıtmalarını bekleriz.

Kalıpyargısal Düşünmenin İşlevleri
Cinsiyet bilgisi sıkça kalıpyargılar üzerine kurulur.

Kalıpyargılar sıkça yanıltıcı ilişkiler üzerine kurulur.

Kalıpyargılarla düşünme daha çok güçlünün özelliğidir.

ZİHİNSEL KISA YOLLAR
Zihinsel kısa yollar,kişinin en kısa yolu seçerek karar vermesi üzerine kuruludur.çok az düşünce gerektirir.Kalıp yargılar zihinsel kısa yolların bir örneğidir.Hızlı karar almamızı sağlayan zihinsel kısa yollar,birçok bilgiyi gözardı ettiğimiz için yanlış
sonuçlara varmamıza neden olabilir.

Temsililik kısa yolu ;İnsanların bir yoplumsal sınıfın üyesi olmasına,o sınıfın prototip özelliklerine uyup uymadığına bakılarak karar verilmesidir.

Bilinirlik kısa yolu ;kolayca anımsanabilen örneklerin veya anımsadığımız bilgilerin karar vermede etkili olması durumudur.

Simülasyon kısa yolu ;bir durum karşısında karşı taraftan beklenen ilk tepki simülasyon kısa yolu ile karar verme tekniğidir.

SOSYAL BİLİŞTE HANGİ ŞEMA NE ZAMAN KULLANILIR ?
Çevre
Farlılıklar
Roller
Öncelikler
İpucu Verme
Önem
Bireysel Farklılıklar
Amaçlar

4. ÜNİTE
SOSYAL ETKİ VE SOSYAL GÜÇ

KÜLTÜR
Kültür: doğanın veya tanrının yarattıklarına karşılık; insanın yaşayarak yarattığı, öğrendiği, öğrettiği, geliştirdiği ve aktardığı maddi-manevi herieye verilen genel ad.

Kültürleme: bir topluma ait kültürü, o toplumun üyelerine kazandırma sürecidir.

Kültürlenme: farklı gruplara ait bireylerin biraraya gelerek yarattıkları etkileşim sürecine verilen ad.

Kültürleşme: iki ya da daha fazla farklı kültürün etkileşime girmesi.

UYUM
Uyum; bir kişinin inanç, değer ve davranışlarını grup standartlarına göre değiştirme eğilimidir.

Muzaffer Şerifin, yaptığı ışık deneyinde gruba uyma ve grup normlarının sürdürülmesi incelenmiştir.
Asch’in yaptığı çizgi deneyinde de aynı şekilde gruba uyma ve bunda akran baskısının etkisi incelenmiştir.

UYUM DAVRANIŞININ NEDENLERİ

Bilgisel etki(doğru davranma isteği)
Diğer insanların davranışlarının yararlı bilgiler içerdiği düşüncesine bilgisel etki denir. Gruba ve grup bilgisine güvenimiz arttıkça uyum davranışımız da artar.

Normatif etki (beğenilme isteği)
Ödül kazanmak veya cezaları ortadan kaldırmak için uyum sağlamaya normatif etki denir. Kişisel görüşümüz değişmese de, toplumda kabul görrne adına, davranışlarımızı değiştirebiliriz. Bu noktada davranışların değişmesi bilişsel uyumsuzluk duygusu yaratabilir. Bu duygu tutarsız davrandığımızı farkettiğimizde ortaya çıkar.
insanları uyum davranışına iten sebepler şu şekilde de sıralanabilir;

Grubun büyüklüğü
Uyum davranışının artmasında grubun büyüklüğünün îtkisi vardır. Asch’in deneyinde 2’den 15’e bireylerin ılduğu gruplarda yapılan araştırmada, grup büyüklüğü ırttıkça uyum davranışının arttığı gözlenmiştir.

Grubun bütünlüğü
Gruptaki görüş birliği,ittifak hali uyum davranışını tetikler.Grup içinde uyumsuzluk yaratan üyenin prestiji,güvenilirliği,bilgi seviyesi uyum düzeyini etkiler.

Grubun Vaadi
Grup ve üyeler, arasındaki bağın gücü de uyumu etkiler. Vaat, bireyi grup içinde tutmaya yarayan olumlu ve olumsuz güçlerdir.

Bireycilik isteği
Kişilerin, grupla birlikte hareket etme veya tek başlarına öne çıkma istekleri uyum davranışını etkiler. Bireyci kişiliği olanlar daha az uyurn davranışı gösterirler.

Azınlık etkisi
Çoğunluğa uyma davranışı temel kalıplardan biridir. Fakat etkili ve istikrarlı bir azınlık davranışı çoğunluğun görüşünü de etkileyebilir. Bu etkileme azınlığı çoğunluk haline getirebilir.

İTAAT
insanlar bazen isteklere sorgusuz uyarlar. Bu davranışı Ellen Langer dikkatsizlik olarak tanımlar. Alışkanlıklarımız dışında, genelde, bizden nedeni olan birşeyler istendiğinde buna uymak zorunda kalırız.

insanları etkileme yolları

Ödül
İnsanlara iatediklerirnizi yaptırmanın yollarından biri onlara ödül vermektir.

Baskı
Baskı, fiziksel güç veya ceza tehdidi gibi seçenekler içerir.

Uzmanlık
Özel bilgi, uzmanlık, deneyim bireyleri etkilemede önemli güç kaynaklarıdır.

Bilgi
Bazen, bizi etkilemeye çalışan kişi uzman olmasa bile onu dinleyebilir. Çünkü bizi etkilemek için bizi bilgilendirmeye çalışmıştır.

Yasal otorite
Bazı durumlarda, bir kişi diğerine nasıl davranması gerektiğini söyleme hakkına sahiptir, sosyal roller, yasa! haklar ve sorumlulukları dikte edebilirler.

Acizliğin gücü
Bir konuda yetersiz olan bireye yardım etmek o bireyi etkilemenin önemli bir yoludur. Virginia Richmond ve James McCroskey’in yaptıkları araştırmada baskıcı öğretmenin etkileme gücünün arkadaşlık bağı kuran öğretmene göre daha zayıf olduğu görülmüştür.

Boyun Eğdirme Taktikleri

Önce küçük, sonra büyük rica
Uyumu arttırmanın önemli bir yolu, önce küçük sonra büyük bir istekte bulunmaktır. Freedman ve Fraser’m araştırmasında önce küçük istekte bulunulan kadınların daha sonraki büyük isteğe uyma davranışı küçük isteği kabul etmeyen kadınlara göre 3 kat daha fazladır.

Önce büyük, sonra küçük rica
Birinden önce çok büyük, kabul edilmeyince küçük bir istekte bulunmak, küçük isteğin kabulünü tetikler. Bir çalışmada deneklere, toplumsal bir çalışma için gönüllü olup olmayacakları sorulur ve bu çalışma için çok vakit ayırmaları gerektiği de bildirilir. Neredeyse tüm denekler teklifi redderler, bunun yerine daha küçük zaman dilimlerinde sorumluluk almaları önerildiğinde deneklerin yarısı bunu kabul eder. Aynı çalışmada; başka bir gruptan küçük isteklerde, bir diğer gruptan ise seçenekli isteklerde bulunulur. Bu isteklere cevap oranı, ilk grupta %50,ikinci grupta %17,üçüncü grupta %25 olarak görülmüştür.

Giderek artan ricalar
isteklerin bireylerden sırayla talep edilmesi kabul edilme oranını arttırır.

Sadece o değil
Bu teknik en çok pazarlama alanında görülür.Satılacak objenin özellikleri sayılır,son olarak eklenen \.sadece bunlar değil,bu özelliği de var.’ cümlesi teklifin kabul edilme oranını arttırır.

Sıradışı istek
Sıradışı istekler, klasik refleksler yerine düşünme davranışını tetikler, bu durumda kabul edilme oranını arttırır.

DIŞ BASKIYA DİRENME
Dış baskı genelde boyun eğme davranışını arttırıyor ama bazen çok fazla baskı, kişinin beklenenin tam tersini yapmalarına sebep olabilir. Buna tepki denir. Ilımlı baskılar güçlü yapılan baskılara oranlar daha fazla uyum davranışı sağlarlar.

OTORİTEYE BOYUN EĞME
istemesek bile bizden yapmamız istenen davranışı yerine getirmemiz boyun eğme olarak adlandırılır. Boyun eğme,yasal otoritenin baskı uygulayabileceği inancına dayanır.Fakat otoritenin etik olmayan emirlerini uygulamak da otorite suçu olarak adlandırılır.

Milgram deneyleri
Stanley Milgram’in 60larda yaptığı deneyde otoriteye itaat davranışını incelemiştir. Deneyde bir öğrenci bir kelime çiftlerini sayacak, bir öğretmende yan odada öğrencinin yanlışlarında elektrşk şoku vererek onu cezalandıracaktı. Elektrik şokunun voltajı arttıkça öğretmen durumdan rahatsız oluyor fakat bir deneyde olduğunu bildiğinden karşı çıkarmayıp elektrik vermeye devam ediyor.

Bu araştırmada Milgram şu sonucu çıkarıyor; normal insanlar otoritenin gücüne maruz bırakıldıklarında yıkıcı davranışlar sergileyebilirler.

Bunun yanısıra otoriteye direnme davranışının sebepleri şöyle sıralanabilir:
Kurbanın çektiği ızdıran otoriteye boyun eğmeyi engeller.

Kurbanın çektiği ızdırabın sebebi olarak kendimizi görmemiz itaati engeller.

Benzer karşı çıkışların varolduğunu bilmek direnmeyi tetikler.

Bireylerin otorite altında yatan sebeplerin araştırılması konusunda yüreklendirilmesi de itaati engeller.

KODLAMA YOLUYLA EZBER *ARA SINAV*

Sosyal psikoloji = Zihinsel Süreçler = Bilişsel Psikoloji Kuramı

Çevredeki olayları , ilişkileri anlama ve bilme = Sosyal Algı

İzlenim süreci = En az etkili = İç tutarlılık

Sosyal sınıfların özellikleri = İnançlar = kalıp Yargı

Birey =grup yada nesnelerden daha olumlu = Olumluluk Yanlılığı

Birey = Toplumsal dünya = Bilgi, yorum , analiz ve kullanma = Sosyal Biliş

Benzeştirme=Güzelin yanındakinin daha güzel görülmesi

Neden olan değişken = Bağımsız değişken

Zihinsel Kısa yollar =Bilinirlik = Kolay anımsanan bilgi = Karar vermede esas alınması

Davranışlar =Standartlar ve Kurallar Sistemi = Normlar

Birey = En fazla ödül , en az ceza = Araçsal İşlev

Aşk =Ortaya çıkışı ve kayboluşu ani

Bireyler =Düşünceler ve davranışlar = Kıyaslama = Sosyal karşılaştırma kuramı

Daha az yalnız kalma riski = Evlilik dışı birlikte yaşam

Sıkıntılarını anlatan birini dinleme = Alturistik bir davranış

Yardım düşüncesi = İnsan doğasının genetik ve geçerli bir parçası = Sessiz olay yaratanı =Evrim Görüşü

Yardım etme davranışı = en az etkili faktör = Normlar

Görev gereği şiddet uygulama = özgeci Saldırganlık

İnsandaki saldırganlık iç güdüleri = rekabetçi sporlarla uğraşma = içgüdüleri boşaltma= Etolojik Yaklaşım

Kendine güvensiz birey = İnternet aracılığıyla arkadaş bulma çabası = Benlik Koruyucu İşlev

Bir meta = ne kadar tercih edildiğinin saptanması = Survey Araştırma Yöntemi

Sahip olunan ortak ilgi ve tutum = Sosyal Bütünleşme

“Bir insanın adı çıkacağına canı çıksın “sözü = Öncelik etkisi

Saldırganlık tanımlaması = Vazgeçilmez faktör =Niyet

Toplumun kültürünü toplum bireylerine aşılama , kazandırma süreci = Kültürleme

Bir çok seyircinin varlığı = Yardım yoksunluğu = Latane ve Darley

Aynı kandakilere yardım =Sonraki nesile aktarılan genler =eşsiz olacağı düşüncesi = Akraba Seçimi prensibi

Kişiyi “iyi” yada “kötü” sınıflandırma = Diğer özellikleri bu sınıflandırmaya göre algılama =Halo Etkis

Önyargılar = Sosyal Psikolojinin konularından biri

Bir bireyin toplumsal sınıf üyesi olması = Sınıfın prototipine bakarak karar verme eğilimi = Temsili Kısa Yol

Davranışve İnançlar = Grup standartlarına göre değiştirme eğilimi = Uyum

Birey = istenilenin tam tersi davranış =Tepki

Müşteri = Vazgeçme anı = Mala ilişkin promosyonu bildirmesi = Sadece o değil Tekniği

Bireyin bakımının üstlenilmesi = Önem verilen bir birey olduğunun hissettirilmesi =Bakım Fırsatı

-Çocuktaki bağlanmanın bir özelliği = Çocuk ile anne arasında çift yönlü olması

-Belli bir kişi =Her ay belli miktar para yardımı = Özgeci Davranış

-Egoistik Yardımlaşma Olgusu = Auguste Comte

-Öğretmenin bir öğrencisni sürekli olarak önemsemediğini göstermesi = Pasif Saldırganlık

-Gruba uyma oranı = Amerika ve Türkiye’deki bireyler arasında farklılık olup olmadığı merakı = İzlenecek yol =Kültürlerarası yaklaşım

-İzlenim oluşturma amacı = Bilgileri kullanma süreci =Atfetme

-Bireyin işe verdiği önem ve değer = Pozitif durumlar ve memnuniyetler= İş tatmini

-Kuşlar sürüyle uçar sözü = Benzerlik çekiciliği artırır.

-Bireyin kendi korkuları = Aynı duyguyu yaşayan başka insanlar = Kıyaslama için onlara yaklaşma =Sosyal Kıyaslama Kuramı

-Herkesi aşırı rekabetçi olarak algılama =Saldırgan davranışla ilişkilendirme olasılığı yüksek =A tipi Kişilik

-Kalıpyargısal düşünmenin temel niteliği =Çabuk olması

-Bireyin kendi davranış ve düşüncesinin yaygınlığını abartma eğilimi =Aldatıcı yaygınlık

-Ödül alma ve cezadan kurtulma isteği = Normatif Etki

-Doğru ve adaletli bir performans derecelendirme sistemi = Oluşan tatmin =Ödüllendirme sistemi

-Yalnızlığın “Duygusal” ve “Sosyal” yalnızlık olarak birleştirilip ayrı ayrı incelenmesi =Weiss

-Başarısı takdir edilen bireyin kendini değerli görmesi =Bağlanma duygusu

-Yetişkinlerin yaşadığı romantik aşklar = Bağlanma kuramı

-Ebeveynin çocuğa karşı reddedici ve içtenlik dışı olması =Kaçınan bağlanma

-Çok iyi performansa rağmen terfi alınmaması =Yönetici hakkında kötü dedikodular yayılması =Engelleme-Saldırganlık Yaklaşımı

-Sosyal Psikoloji =İlk kez ders kitabı olarak yayımlanması =1908

-“Modern Sosyal Psikoloji”de davranışı açıklamaya yönelik kuramlar=Güdüsel , Davranışcı ,Bilişsel Yaklaşım

-Bir kişi hakkında genel yargıya varma çabası =Değişik bilgileri bütünleştirme süreci =İzlenim oluşturma

-Bilgisel etkiye dayanan uyum eğilimimiz “Grubun bilgisine ve kişinin kendi kararına ne kadar güvendiğine” dayanır.

-Tutumlar ve davranışlar arasındaki ilişkileri kısıtlayan etkenler =Çevresel , Tutum dışı etkenler ve Ölçüm Hatası

-Daha az yalnız kalma riski =Evliler

Yakın İlişkiler = Sağlanan güvenlik ve rahatlık duygusu =Bağlanma

Uyarılmış psişik enerjinin harcanması = Sistemin tekrar psikolojik denge durumuna dönmesi = Katarsis

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s